ADALET VE KALKINMA PARTİSİ

Aranan kelimelerin parti dokümanında geçme sıklığına göre otomatik hesaplanan puan.71 puan
  • Ekonomide haksız rekabete yol açan, öngörülebilirliği
    azaltan ve ciddi vergi kaybına yol açan kayıt dışı ekonomiyle mücadeleye ise, iktidarımız döneminde hazırlanan ve zaman içinde güncellenen Kayıt dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planı çerçevesinde devam ettik. Vergi mükelleflerine kolaylık sağlamak için e-beyanname uygulamasını getirdik ve vergi dairelerinde büyük ölçüde otomasyona geçtik. SB2011, s37p12
  • Sanayicimiz, tüccarımız, esnaf ve sanatkârımız
    hem toplumumuzun hem de ekonomimizin omurgasıdır. Bugüne kadar iktidarımız bu kesimlere yönelik birçok atılımlar yaptı. SB2011, s50p11
  • 2001 krizine o tarihe kadar ülkemizi yöneten hükümetler
    yol açtı, ama başkaları gelip yönetti. Küresel krizi ise başkaları çıkardı ama biz iyi yönettik. 2001 krizinde dünyada kriz yoktu ancak bizde koalisyon yapıları ve kötü ekonomi yönetimi vardı. Bugün dünyada kriz yaşanıyor ancak Türkiye birçok bakımdan tüm dünyanın gıpta ile baktığı bir performans sergiliyor. AK Parti sadece rakamsal değerlerde sıçrama sağlamadı, aynı zamanda ekonomimizde yapısal bir değişimi gerçekleştirdi. Artık tüm dünyanın da kabul ettiği gibi ekonomimiz, dış şoklara karşı çok daha dirençli. SB2011, s32p11
  • Sürdürülebilir bir ekonomik kalkınma,
    ancak ileri bir demokratik düzen üzerinde inşa edilebilir. Temel hakların korunuyor olması, temel özgürlüklere saygı duyulması, hukuk devletinin bütün kuradan ve kurumları ile varlığı, işleyen bir piyasa ekonomisinin ana dinamiğini oluşturur. İktidarımız, ekonomideki başarılarını demokratikleşme çabaları ile paralel elde etmiştir. SB2011, s31p8
  • Ekonomi vizyonumuzu geçtiğimiz 8 yılı aşkın sürede
    tutarlı, etkili ve başarılı bir şekilde hayata geçirdik. Bu yeni ve kapsayıcı ekonomik modelimizin daha iyi anlaşılması için AK Parti öncesi dönemlerin hatırlanmasında büyük yarar vardır. Geçmiş ile mukayese edildiğinde, hemen her alanda olduğu gibi ekonomide de çarpıcı bir dönüşüm görülmektedir. SB2011, s32p1
  • Tüm bürokratik engellemelere, demokrasiye yönelik
    tehditlere, parti kapatma davasına ve haksız ithamlara rağmen; önceki dönemlere göre bugün ülkemiz çok daha istikrarlı ve itibarlı, insanımız çok daha müreffeh ve özgür, ekonomimiz çok daha rekabetçi ve güçlüdür. İktidarımızın 2003-2007 döneminde yaptığı reformların başarısı küresel krizle birlikte test edilmiş ve ekonomimiz bu sınavdan başarıyla geçmiştir. Küresel krizin etkileri ile 2001 krizine baktığımızda farklılık bariz olarak görülecektir. SB2011, s32p8
  • Türkiye Gayri Safi Yurtiçi Hasıla büyüklüğü bakımından
    dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde yer alacak. Enflasyon ve faiz oranları kalıcı biçimde düşük ve tek haneli rakamlara inecek. İhracatımız 500 milyar dolara ulaşacak. 82 milyonu aşan bir nüfusla, kişi başına milli gelir 25 bin dolara yükselecek. En az 2 trilyon dolarlık bir ekonomi büyüklüğüne ulaşacağız. SB2011, s33p9
  • 2023'te teknolojiyi ihtiyaç duyulan ekonomik ve
    sosyal faydaya dönüştürebilecek, orta ve yüksek teknolojideki yetkinlikleri ile uluslararası pazarlarda takdir edilen, beşeri sermayesi güçlü bir Türkiye hayal ediyoruz. Ekonomide, sosyal politikalarda, hukuk ve demokrasi alanında, bilim ve teknolojide kazanılan başarı ve özgüvenle, Cumhuriyetimizin 100. yılında en büyük 10 ekonomi arasına girmek için daha büyük bir kararlılıkla çalışacağız. Güçlü Türkiye, teknolojiye egemen olan Türkiye'dir. SB2011, s49p3
  • Orta ve uzun vadede ekonominin verimliliğini ve
    üretken yapısını destekleyen karayolu, demiryolu, havalimanı, raylı sistem, baraj ve sulama ile bilgi ve iletişim teknolojileri gibi altyapı yatırımlarına ağırlık vermeyi sürdüreceğiz. SB2011, s38p13
  • Adalet ve Kalkınma Partisi olarak, ekonomiyi başından
    itibaren temel önceliklerimizden biri olarak gördük. Kısır çekişmeleri, yüzeysel yaklaşımları bir tarafa bırakarak, halkımızın ekmeğini büyütmeye ve daha adil paylaşmaya odaklandık. Kısa vadede popüler sayılabilecek, ama uzun vadede halkımıza ağır bedeller ödeten, kolaycı ve aldatıcı yaklaşımlara prim vermedik. Ekonomi politikalarımızı bütüncül bir bakış açısı içinde, uzun soluklu bir anlayışla oluşturduk ve etkili bir şekilde hayata geçirdik. SB2011, s31p1

CUMHURİYET HALK PARTİSİ

Aranan kelimelerin parti dokümanında geçme sıklığına göre otomatik hesaplanan puan.54 puan
  • CHP, ekonomide kuralları koyan, denetleyen,
    büyümeyi kolaylaştıran ancak ekonominin günlük işleyişine müdahale etmeyen bir devlet anlayışını benimsemektedir. CHP, çevresel ve ekolojik riskleri en aza indirmek, sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunmak ve insani gelişim ve sosyal adaleti geliştirmek amacıyla yeşil ekonomi modelini benimsemektedir. CHP, "ne olursa olsun kalkınma" değil, doğayla barışık sürdürülebilir kalkınma anlayışını savunur. Çevrenin korunması yalnızca bugünün vatandaşlarının hakkı değil, aynı zamanda gelecek kuşaklara da bir borcumuzdur. SB2011, s23p2
  • Kamu harcamalarını, ekonomide büyüme,
    istihdam ve verimliliği artırıcı alanlara yönlendireceğiz. Borçlanma dışı kaynaklarla harcamaların finansmanını esas alacağız. SB2011, s33p5
  • Türkiye, ekonomik gücüne paralel bir toplumsal
    ve insani gelişmişlik düzeyi sağlayamamıştır. Dünyanın en büyük 20 ekonomisi içinde yer aldığı vurgulanan ülkemiz, başta insani gelişme sıralaması olmak üzere, pek çok gelişmişlik değerlendirmesinde en son sıralarda yer almaktadır. SB2011, s50p1
  • Türkiye, 2001 ve 2009'da yaşadığı iki büyük krizin
    ardından önemli kan kayıpları yaşadıktan sonra 2010'lu yıllara ciddi sorunlarla girmiştir. Kriz yılı olan 2009'da, % 5'e yakın bir ekonomik küçülme yaşanmıştır. 150 gelişen ve yükselen ekonomi içinde Türkiye, ortalama büyüme performansı bakımından, 1980-2002 döneminde 51. sırada iken; AKP'nin iktidar olduğu 2003-2010 döneminde 71. sıraya gerilemiştir. Satın alma gücü paritesine göre 1987 yılında dünyanın en büyük 14. ekonomisi, G-20 üyesi olduğu 1999 yılında dünyanın en büyük 16. ekonomisi olan Türkiye, sekiz yıllık AKP iktidarı elinde 16. sırada kalmaya devam etmiştir. SB2011, s21p1
  • Türkiye ekonomisinde işsizlik yüksek,
    istihdam düzeyi ise çok düşüktür. İş gücünün eğitim düzeyi ve yaratılan işlerin niteliği zayıftır. Kayıt dışı istihdam yüksektir. Ekonomik ve sosyal gelişme bölgeler arasında eşit dağılmamaktadır; bölgesel gelir ve refah dengesizlikleri pekişmektedir. Gelir dağılımı bozulmakta, yoksulluk derinleşmektedir. SB2011, s21p3
  • AKP'nin dokuz yıllık iktidar döneminde büyüme
    tarihsel ortalamalarının altında kalmış, ekonominin rekabet gücü hızla erimiş, dış kaynağa olan bağımlılığı artmış, işsizlik ve yoksulluk önemli bir sorun olmaya devam etmiştir. Türkiye'de mevcut ekonomik politika ve stratejinin yarattığı büyüme nitelikli, halkı kucaklayıcı ve sürdürülebilir değildir. SB2011, s21p5
  • Finans sisteminin tekil unsurlarının sağlamlığını
    gözeten mikro riskleri azaltıcı politikaların yanında, sistemin tümünü gözeten makro riskleri azaltıcı politikalarla, başta döviz olmak üzere varlık piyasalarında oluşacak balonlar ve bunların reel ekonomide yol açtığı kırılganlıkları önleyeceğiz. SB2011, s34p1
  • Finansal sistemin tümünde ya da bir bölümünde
    ortaya çıkan aksaklıkların, reel ekonomide dalgalanmalara yol açmasını önlemek için, Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, Sermaye Piyasası Kurulu, Hazine Müsteşarlığı ve Maliye Bakanlığı'nın birlikte hareket etmesini sağlayacak bir Finansal İstikrar Kurulu kuracağız. SB2011, s34p2
  • İstanbul'u sayılı dünya kentlerinden biri yaparak
    vasıflı işgücü ve yaratıcı sınıflar tarafından tercih edilebilirliğini arttıracağız. İstanbul'da bilişim ekonomisini desteklerken eşzamanlı olarak kültür sanayisini de teşvik edeceğiz. Kenti, tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve coğrafi konumu ile küresel bir kültür merkezi konumuna getireceğiz. SB2011, s115p1
  • CHP iktidarında ekonominin her yıl 800 bin yeni
    istihdam yaratmasını sağlayacağız. İşgücüne genel katılım oranını % 55'e, kadınların iş gücüne katılımını % 40 düzeyine yükselteceğiz. Ekonominin istihdam yaratmasında kamunun aktif bir rol üstlenmesini sağlayacağız. İş olanaklarının iş arayanlar tarafından hızlı ve en geniş kapsamda bilinmesini sağlamak amacıyla kamunun bilgi sağlama işlevini güçlendireceğiz. Kamu hizmetlerinde kadın istihdamını ve kadınların yönetim görevlerine atanmasını teşvik edeceğiz. SB2011, s25p10

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ

Aranan kelimelerin parti dokümanında geçme sıklığına göre otomatik hesaplanan puan.72 puan
  • Ekonomiyle ilgili kurum ve kuruluşların eşgüdüm
    içinde çalışması ve daha etkin bir ekonomi yönetiminin sağlanması için Ekonomi Bakanlığı kurulacaktır. SB2011, s67p4
  • Ekonomi Bakanlığı kurulacak Ekonomiye ilişkin
    politikaların ve uygulamaların halen değişik bakanlıklar ve müsteşarlıklar bünyesinde oluşturulması ve uygulanması nedeniyle, kararların alınmasında, işlemlerin yürütülmesinde ve koordinasyonunda yaşanan sorunları çözebilmek ve dağınıklığı gidermek amacıyla, "Ekonomi Bakanlığı" kurulacaktır. SB2011, s89p1
  • Bu kapsamda öncelikle ekonomiyle ilgili kurum
    ve kuruluşların eşgüdüm içinde çalışması ve daha etkin bir ekonomi yönetiminin sağlanması için, Ekonomi Bakanlığı kurulacak ve ilgili bakanlıklar ve kuruluşlar yeniden yapılandırılacaktır. Bu dönemde; istihdam dostu büyümeye öncelik verilecek, gelir dağılımında iyileşme sağlanacak, işsizlik ve yoksulluk sorunu önemli ölçüde hafifletilecek ve vatandaşlarımızın refah düzeyi yükseltilecektir. SB2011, s63p1
  • Bu kronikleşen temel sorunları aşarak,
    ileri teknoloji kullanan, yenilikçiliği, verimliliği ve istihdamı gözeten, rekabet gücü yüksek üretim ekonomisini tesis etmek ve toplumun refah düzeyini artırarak sosyal dokuyu güçlendirmek amacıyla; Partimiz, ülkemizin kendi imkan ve şartları ile doğal ve beşeri kaynaklarını dikkate alan bağımsız ve milli bir "Üreten Ekonomi Programı" uygulamaya koyacaktır. Uygulayacağımız Ekonomi Programının temel amaçları şunlardır: SB2011, s65p3
  • Esnaf ve sanatkâr kesiminin faaliyetleri desteklenecek
    Ekonomide rekabet sağlanarak tekelci oluşumların önlenmesi, istihdam yaratılması, gelir dağılımındaki dengesizliklerin giderilmesi, yeni girişimcilerin ekonomiye kazandırılması, sosyal barışın korunması, bölgeler arası dengesizliklerin giderilmesi ve yerel potansiyelin harekete geçirilmesi amacıyla esnaf ve sanatkâr kesiminin faaliyetleri desteklenecektir. Ekonominin ve toplumsal yapının temelini oluşturan esnaf ve sanatkâr kesimi güçlendirilerek faaliyetlerindeki dinamizme süreklilik kazandırılacaktır. SB2011, s120p5
  • Ekonomi politikalarının merkezine insanı koyan;
    eşitlik, ahlak ve adalet ilkelerini gözeten bir yönetim anlayışıyla refahın artırılması temel hedefimiz olacaktır. SB2011, s63p2
  • İstikrarlı ve istihdam dostu büyüme Piyasa ekonomisi
    kurallarının işletilerek tekelci oluşumların ve haksız rekabetin önlenmesi, kamunun ekonomideki rolünün yol gösterici, düzenleyici ve denetleyici faaliyetler ile sınırlandırılarak; özel sektör dinamizminin ve teşebbüs gücünün desteklendiği istikrarlı, çevreye duyarlı ve istihdam dostu bir büyümenin gerçekleştirilmesi, ekonomi politikamızın esasını oluşturmaktadır. Sosyal adalet ve gelir dağılımı İstikrarlı ekonomik büyümenin sağlanması ve güçlü bir üretim ekonomisinin tesisi suretiyle; üreten, istihdam yaratan ve üretilen değerden bu süreçte yer alan her kesimin katkısı ölçüsünde adil pay almasını sağlayan, yoksulu gözeten, gelir dağılımını adaletli kılan bir sosyal refah düzeni oluşturmak temel hedefimizdir. SB2011, s63p3
  • Küresel rekabet gücüne sahip üretim ekonomisi
    Dışa açık ve rekabetçi bir yapı içerisinde dünya ekonomisi ile bütünleşilerek, bölgesel ve küresel gelişmelerin önde gelen belirleyicileri arasında yer alınmasını; bilgi çağının gereği olarak bilgi üretiminin desteklenmesi, bilgiye hızlı ve kolay ulaşımın sağlanması suretiyle bilginin en etkin tarzda kullanımının gerçekleştirilmesini; kolay ve spekülâtif kazanç sağlayan ranta dayalı bir tüketim ekonomisi yerine, teknolojik gelişmeyi, yenilikçiliği, verimliliği ve istihdamı esas alan bir üretim ekonomisinin oluşturulmasını gerekli görmekteyiz. SB2011, s64p3
  • Serbest teşebbüsün esas olduğu, üretimin teşvik
    edildiği, dar ve sabit gelirlilerin gözetildiği rekabetçi ve hakkaniyetli bir ekonomi politikasını savunmakta, Türk girişimcisinin dünya ekonomisinde söz sahibi olabilmesi için Türk firma ve markalarının küresel düzeyde rekabet gücü kazanmasına stratejik bir önem atfetmekteyiz. Bilgi toplumu altyapısının hızla oluşturulmasını, bilgi ve teknoloji üretimi, kullanımı ve ihracını mümkün kılacak politikaların uygulanmasını ve bu yönde toplumsal bilincin geliştirilmesini öngörmekteyiz. SB2011, s28p3
  • Reel faiz oranlarının aşağıya çekilmesi,
    gerçekçi bir kur politikası ve buna bağlı olarak cari işlemler açığının azalması, borç stokunun vadesinin uzatılması sonucunda, ekonomide güven ve istikrar ortamı sağlanacak ve geleceğe ilişkin belirsizlik azalacak ve yatırım için gerekli ekonomik ortam hazırlanmış olacaktır. Ekonominin orta-uzun vadede sağlıklı ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması için yalnız iç talebi değil, dış talebi de dikkate alan bir ekonomik yapı oluşturulacaktır. SB2011, s68p2

BARIŞ VE DEMOKRASİ PARTİSİ

Aranan kelimelerin parti dokümanında geçme sıklığına göre otomatik hesaplanan puan.40 puan
  • Gelir dağılımında adalet, Yoksulluğa karşı sadaka
    değil; insanca geçinme ve sosyal güvence, İşsizliğe karşı insanca çalışma, Herkese eşit parasız sağlık ve sosyal güvence hakkı! TEKELLEŞMEYE KARŞI KATILIMCI TOPLUM EKONOMİSİ Yönetimde katılımcılık, paylaşımda adalet! Bu temelde katılımcı ekonomi anlayışımız; SB2011, p45
  • Her şeyi, kar amaçlı piyasanın insafına bırakan
    anlayışa karşı, ekonominin hukuki ve ahlaki bir temele kavuşturulması, Eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve barınma gibi temel toplumsal hizmetlere, ulaşım, enerji gibi alt yapı alanlarına öncelik verilerek daha fazla kaynak aktarılması, Bölgeler arası eşitsizliğin giderilmesi, Ekolojik dengenin korunması ve ekolojik yaklaşımı esas alan uygulamaların geliştirilmesi, Kadınların ekonomik ve sosyal statülerinin geliştirilmesi, Sivil toplum yapılarının ekonomide yönetim ve denetim rollerinin geliştirmesine dayanmaktadır. Bunun için; Ekonomi yönetimini hükümetin dışında meslek grupları ve sivil toplum örgütleri aracılığı ile üreticilerin, tüketicilerin ve çalışanların yönetime katılmasını ve denetlemesini sağlayacak mekanizmalar Merkezi, Bölgesel ve Yerel düzeyde oluşturulacak, SB2011, p51
  • Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri'nin ekonomisi
    özellikle tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Bu alanda ciddi bir potansiyel mevcuttur. Dicle ve Fırat nehirlerinin sahip olduğu su havzaları büyük bir kaynaktır. Petrol ve fosfatın neredeyse tamamı bu bölgeden çıkarılmaktadır. Yine mercimek, nohut, pamuk, üzüm, fıstık gibi tarım ürünlerinin önemli kısmı bu bölgelerde üretilmektedir. Turizm açısından ülkenin en az diğer bölgeleri kadar önemli tarihi yapısı olmasına rağmen, bu zenginliklerin tanıtımı yapılmamaktadır. Partimiz, bu bölgelerin potansiyel ekonomik kaynaklarını kullanılır hale getirmek için gerekli girişimlerde bulunmayı taahhüt eder. PP2010, p185
  • Günümüz ekonomi anlayışında sermayeyi elinde bulunduran
    güçlerin tüketiciler üzerinde tesis ettikleri gücü kırmak ve tüketicilerin sömürülmesini engellemek için çalışmalar yapılacaktır. Bu kapsamda özellikle tüketici heyetlerine başvuru koşulları kolaylaştırılacaktır. Yine Tüketici Mahkemelerinin yaygınlaştırılması ve ücretsiz başvuru koşulları sağlanıp, tüketicilerin yasal haklarını kullanabilmeleri için yerel yönetimlere bağlı enformasyon birimleri oluşturulacaktır. PP2010, p192
  • Türkiye, genç ve dinamik nüfusu, zengin doğal
    kaynakları, tarihi ve tabii güzellikleriyle büyük bir ekonomik potansiyele sahiptir. Partimiz, bu kaynakların ülke ekonomisine katkıda bulunması için gerekli politikaları süratle uygulamaya koyacaktır. Petrol, maden ve doğalgaz aramalarına ağırlık verilecektir. Güneş, rüzgar, jeotermal gibi enerji türleri ile yerli kömüre dayalı, yeni teknolojilerle donanımlı, verimi yüksek, çevreye zararı olmayacak termik santrallerin kurulması desteklenecektir. PP2010, p199
  • Eğitim politikasının, ekonominin bugünkü vasıflı
    işgücü ihtiyacını ve ileride ekonomik gelişmeyle birlikte oluşacak ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak dinamik ve planlı bir yaklaşımla düzenlenmesini amaçlar. Bunun yanı sıra, konuya iş gücü talebinin arttırılması için planlı bir yatırım politikasının gerekli olduğu bilinciyle yaklaşır. Tarım ve sanayi sektörlerindeki istihdam potansiyelinin yanı sıra, eğitim, sağlık ve sosyal bakım hizmetleri alanlarındaki eleman eksikliklerini istihdamı arttırmak amaçlı bir yaklaşımla ele alır ve bu alanlarda kamu sektörünün önemini vurgular. PP2010, p174
  • Ülkeler arası ticaret, ülke ekonomileri içinde
    gün geçtikçe daha önemli bir yer tutmaktadır. Ancak, 1980'lerden bu yana neredeyse koşulsuz olarak yürütülen dışa açılma politikalarının olumlu yanları kadar olumsuz etkileri de mevcuttur. Uluslararası ticaret yapan ülkeler, eşit koşullarda rekabet etme olanaklarından yoksundur. Bu eşitsiz alışverişin sonuçları bizim gibi ülkelere işsizlik ve düşük ücret olarak yansımaktadır. Partimiz, diğer ülkelerle ticareti geliştirmeyi savunmakla birlikte, bunun adaletli koşullar altında yapılması için mücadele etmeyi kendisine bir görev bilir. BDP, dünya ticaretini düzenleyen uluslararası kuruluşların üyesi olarak Türkiye'nin bu yönde aktif bir rol oynaması gerektiğini savunur. PP2010, p203
  • Bütçenin oluşturulması ve her türlü harcama,
    örgütlü yapıların katılımı ile H toplumun denetimine açılacak, istihdam yaratacak yatırımlara daha fazla pay ayrılacak, Silahlanma ve savunma harcamalarına ayrılan pay azaltılarak eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik gibi yaşamsal alanlara daha fazla pay ayrılacak, Vergilendirilmesi gerekirken, yüksek faizli geri ödemeli borç alınan sermaye kesimi hak ettiği oranda vergilendirilecek, vergi yükü çalışanların sırtından alınarak adil bir vergi dağılımı yapılacak, Temel gıda, eğitim ve sağlık alanında vergi uygulaması kaldırılacak, Lüks tüketim tanımı yeniden yapılacak, ÖTV bu tanımlamaya göre yeniden yapılacak, Kayıt dışı ekonomi ile etkin bir şekilde mücadele edilecek, Asgari ücret vergi dışı bırakılarak diğer tüm kazançlar vergilendirilecek, GELİR DAĞILIMINDA EŞİTSİZLİĞE SON VERİLECEK Bunun için; SB2011, p63
  • Hukuk devleti ilkesinin ayrılmaz bir parçası olan
    sosyal adalet ve sosyal devlet ilkesinin de toplumsal farklılıkları dikkate alarak doğru bir temelde işlemesi ülkemizin bugün en acil ihtiyaçlarından biri olarak güncelliğini korumaktadır. Sosyal adalet ve sosyal devletin kitlelere eşit düzeyde ulaşamamasının önündeki en önemli engel, adil bir yönetim anlayışını sergileyemeyen iktidar mekanizmasıdır. Bu anlamda iktidar anlayışının demokratik prensiplerle hukuka bağlı bir yapıya kavuşması son derece önemlidir. Özellikle de 21. yüzyılın iktidar mekanizmasına küresel kapitalizm, sermaye ve finans tekellerinin hâkim olmasıyla birlikte, kapitalizmin tüm dünya ekonomisi üzerindeki ağları, azami kâr getirecek düzeyde yayılmaktadır. Bu durum, hem sosyal adaletsizliği derinleştirmekte hem de, sosyal patlamaları beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla Sosyal Devlet ilkesinin çok yeni ve geniş bir biçimde yorumlanarak, toplumun ekonomik, sağlık, eğitim ve ulaşım gibi önemli alanlarda sosyal güvencelere kavuşturulması büyük önem taşımaktadır. PP2010, p51
  • Günümüz Türkiye'sinde işsizlik son derece yüksek
    boyutlara ulaşmıştır. Birikimlerin üretime dayalı yatırıma dönüştürülememesi, gelecekte işsizlik rakamlarının daha da artacağına işaret etmektedir. Özelleştirme kamu varlıklarının yok pahasına satılmasına neden olmakta, özelleştirilen işletmelerde çalışan emekçilerin hakları gasp edilmekte ve işçiler, işsizliğe terk edilmektedirler. İktisadi faaliyetlerin sadece belli bir bölgede yoğunlaşmasına göz yumulmakta, bölgeler arası eşitsizlik gün geçtikçe büyümektedir. Güvenlik alanına, Türkiye'nin gerçeklerine uygun olmayan aşırı miktarlarda kaynak aktarılması ekonominin gelişmesinin önündeki en büyük engellerden birini oluşturmaktadır. Tarım ve hayvancılık sektöründe uygulanan yanlış politikalar sonucu Türkiye, bu alanda kendine yeterli durumunu yitirmiştir. Dış borcumuz her geçen gün artmakta, borç yükünü karşılayabilmek için uygulanan yüksek faiz politikası Türkiye'nin geleceğini tehlikeye sokmaktadır. PP2010, p166